Sarmısağın Faydaları Nelerdir?

Sarımsağın Faydaları Nelerdir? Bilimsel çalışmalar sarımsağın tansiyon düşürücü, pıhtıyı önleyici, kan sulandırıcı, kalp krizini önleyici, kan şekerini düşürücü, karaciğeri koruyucu, bağışıklık sistemini destekleyici, kanserlerden koruyucu, mikroorganizmaları öldürücü etkilerinin olduğunu göstermektedir.

Antioksidan
Glutatyon, serbest radikallerin olumsuz etkilerinden korunmada önemli rol oynar. maddedir. Yapısı protein bileşimidir ve glisin, glutamin ve cystein adlı Üç aminoasitten üretilir. Glisin ve glutamin et, tavuk ve balıkta; cystein ise sarmısak ve soğanda yer alır.
Sarımsağın içeriğindeki allicin, diallildisulfid ve dialliltrisulfid gibi bileşikler, antioksidan enzimler olan glutatyon-peroksidazı ve glutathio-disulfidreduktaz enzimlerinin aktivasyonunu sağlamak suretiyle kandaki serbest radikaller, zararsız hâle getirilir.
Ülkemizde yapılan bir klinik çalışmada, 17 sağlıklı kişiye standartize sarımsak tableti 30 gün boyunca sabah 2, akşam 2 olmak üzere günde dört adet verilmiş ve sürenin bitiminde yapılan incelemelerde sarımsak tabletlerinin kan serumunun toplam antioksidan gücünü artırdığı tespit edilmiştir.

Kalp ve Damar Sağlığı
Sarımsakla ilgili Klinik çalışmalar periferik arter hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi,trigliserit/ lipid seviyelerini düşürücü, ateroskleroz riskini azaltıcı, hipertansiyon tedavisi gibi kalp-damar sistemi üzerindeki koruyucu ve tedavi edici etkinliği üzerinde yoğunlaşmıştır. Tamamlayıcı tıp açısından kalb sağlığını koruyucu listesinin ilk başlarına Almanlar, sarımsak tabletlerini koymaktadır.
ABD’de yapılan iki araştırma, düzenli olarak soğan ve sarımsak tüketiminin kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığını göstermiştir.kırmızı et, alkol ve şekerli içeceklerin kanser riskini artırdığını belirten Dünya Kanser Araştırma Merkezine göre, soğan ve sarımsak ise bağırsak kanseri riskini azaltmada önemli rol oynamaktadır. Merkezin başkanı Prof. Martin Wiseman, soğan ve sarımsağın kanser yapıcı maddeleri etkisiz hale getirerek tümör oluşumunu başlangıç safhasında engellediğini, ayrıca bu besinlerde atardamarda kalınlaşmaya sebep olan kronik iltihaplanmayı engelleyen quarcetin adlı maddenin de olduğunu ifade etmiştir.
Araştırmalar sarımsağın kandaki trigliserid miktarının düşürülmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Bir çalışmada standart allicin içeren sarımsak tabletleri 16 hafta süre boyunca kullanılşmış ve çalışma sonunda deneklerin trigliserid seviyelerinde % 11 ila 24 arasında azalma olduğu saptanmıştır.
Sarımsağın içeriğindeki maddeler, kan pıhtılarının damar çeperine yapışmasında ve kanın pıhtılaşmasında rol alan fibrin oluşumunu engellemektedir.

Sarmısakta bulunan sülfür bileşimleri, kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan elementleri daha kaygan ve daha az yapışkan hale getirir. Kalp krizine ve felce neden olan pıhtıların oluşumunu engeller. Atardamar duvarlarında biriken yağ atıklarının oluşumunu azaltır. Kanının pıhtılaşma oranı yüksek olan 140 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada pıhtılaşma oranı düşmüş ve kanın akış hızı düzelerek sağlıklı hale gelmiştir.

Saç ve cilde siirt bıttım sabunu faydaları yorumlar linkinden ulaşabilirsiniz.

2005 yılında yapılan bir çalışmada sarımsağın endotelyal fonksiyonları üzerindeki etkisi araştırılmış ve güçlü damar gevşetici ve kolesterolün aterojenik özelliklerini azaltıcı etkisi saptanmıştır.
Yeni Delhi Tıp Enstitüsü tarafından yapılan ve sonuçları BMC Pharmacology dergisinde yayınlanan çalışmaya göre sarımsak, kalp ameliyatından veya krizinden sonra, kalpte ortaya çıkabilecek yeni hasarlara karşı koruma sağlamaktadır. Kalp krizinden veya ameliyatından sonra kalp kasına kan akışının yeniden sağlanması gerektiğini belirten araştırmacılar, kandaki serbest radikaller sebebiyle bu kan akışının aynı zamanda kalbe zarar verebileceğini de ifade ediyorlar. Çalışmayı yürüten bilim adamlarına göre sarımsakta bulunan antioksidanlar, kandaki serbest radikallerin kalp hücrelerine saldırarak zarar vermesini önlemektedir.
Emory Üniversitesi Tıp Fakültesince yapılan ve sonuçları Daily Mail’de yayınlanan çalışma sonucuna göre sarımsağın kök dişinde bulunan bir madde kalp krizini ve kalp krizinin neden olduğu hasarı önlemeye yardımcı olmaktadır. Deney sırasında farleerin koroner arterleri 45 dakika boyunca tıkandı ve bir kalp krizi oluşturuldu. Bu kriz yaratılmadan hemen önce ise sarımsağın içindeki madde enjekte edildi. Kalp krizinden hemen önce vücuda enjekte edilen sarımsaktaki maddenin kalp krizini önlediği tespit edildi.
Sarımsak Tansiyonu Düşürür mü?
Güney Avustralya’nın (Adelaide) Oxford ve Flinders Üniversiteleri tarafından yapılan çalışmalarda, yüksek tansiyonu olan 383 hasta 11 klinikte sarımsak ilaçları ya da sarımsakla tedavi edilmiş ve 3 ay süren tedavi sonunda belirgin düzelmeler tespit edilmiştir.
Tansiyon düşürücü etki mekanizmasının araştırıldığı 2 çalışmaya göre sarımsağın tansiyon düşürücü etkisi; kısmen ACE aktivitesine ve kısmen de düz kaslar üzerinde doğrudan gevşetici etkisine bağlıdır.

Londra Tıp Üniversitesinde yapılan araştırmalarda kandaki azotoksit (NO) oranının düşmesinin kişide yüksek tansiyon, angina pektoris, erkeklerde iktidarsızlık ve hamile kadınlarda erken doğuma sebep olduğu tespit edilmiştir. Sarımsağın ise kandaki azotoksit oranını yükselttiği belirlenmiştir.

Doğal Antibiyotik
Araştırmalar, sarımsaktaki bileşiklerin çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal etkiye sahip olduğunu göstermiştir.Uçucu yağlardan olan alliin ve onun enzimatik reaksiyonu sonucunda oluşan allicin mikroorganizmaları öldürücü etkiye sahiptir.Diğer bir uçucu yağ olan ajoen de, mantar öldürücü veya çoğalmalarını engelleyici özelliktedir.

Doğal bir antibiyotik olarak, bulaşıcı mikropların sıcak dokularda yaşamlarını sağlayan enzimlerin hareketlerini bloke eder. Sarımsaktaki allicin adlı madde çok küçük bir konsantrasyonda bile güçlü bir mikrop öldürücüdür. Etki mekanizmasının ise mikropta enzim fonksiyonunu bozmak suretiyle gerçekleştiği düşünülmektedir.

Sarımsağın bileşimindeki maddeler stafilokokus aureus ve Brucella abortus adlı mikropları öldürür. Cavalito ve Bailey bunun 1/125.000′lik kadar düşük konsantrasyonda sarımsaktan elde edilen allicinle başarıldığını göstermişlerdir. Diğer çalışmalarda sarımsağın stafilokok, streptokok, klebsiella, proteus, escherichia coli, salmonella gibi mikropları, candida albicans gibi mantarları öldürdüğü tespit edilmiştir. Ayrıca penisilin, streptomycin, eritromisin, chloramfenikol ve tetrasiklin gibi ilaçların öldüremediği mikropları sarımsağın öldürdüğü saptanmıştır.
Mantar tedavisinde nystatin, griseofulvin ve Amphotericin B gibi ilaçlar kullanılır. Ancak her zaman istenilen sonuç alınamamasının dışında ciddi yan etkileri de olabiliyor. Araştırmalar sarımsağın basta candida albicans olmak üzere mantarları öldürme bakımından nystatin adlı ilaçtan daha etkili olduğunu göstermiştir.

Bağışıklık Sistemi
Bağışıklık sistemi, vücuda zarar verebilecek mikroorganizmalara ya da herhangi bir faktöre karşı, işleyen bir savunma sistemidir. Bağışıklık sisteminde birçok hücre bulunmasına rağmen, bunlardan en önemlileri fagositler ve lenfositlerdir. Fagositler, vücudun kendisinden olmayan, yabancı olarak gördükleri her şeye saldırır. Fagositlerden nötrofiller ise, kan içinde çok hızlı hareket ederek düşmanı gördükleri zaman amip gibi kollar uzatıp etrafını sarar ve kimyasal bir silah gibi iş gören sindirim enzimlerini üzerine salgılarlar. Bağışıklık sisteminin herhangi bir nedenle zayıflaması durumunda, kanser hücrelerinin fark edilip, imha edilmesinde sorunlar yaşanmaya başlar. Bunun sonucunda da kanser hücreleri hızla artar. Bu yüzden birçok bilim adamı, kanseri, bağışıklık sisteminin zayıflamasının yol açtığı bir hastalık olarak tanımlamaktadır.

Çalışmalar sarmısak bileşenlerinin onkojenez’in başlama ve ilerleme evrelerini önlediğini ve ayrıca, bağışıklık sisteminin tümörlere olan yanıtını güçlendirdiğini göstermektedir. Araştırmacıların tespitlerine göre sarmısak özü, doğal öldürücü hücre aktivitesini güçlendirmekte, yardımcı/bastırıcı T hücreleri arasındaki terapötik oranı düzeltmekte, makrofajları daha çok aktiviteye karşı stimüle etmekte ve lenfositlerin tümörlere karşı daha da sitotoksik olmalarını sağlamaktadır.

Anti-Kanser
Sarmısakla ilgili Çin ve İtalya’da yapılan araştırmalar, sarımsağı fazla tüketen insanlarda, mide kanseri riskinin %50 oranında azaldığını göstermiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ise sarmısak özünün, meme, mesane, kolon ve cilt kanserlerinin büyümesini durdurduğunu; yemekborusu, mide ve akciğer kanserlerinde ise habis tümörlerin başlamasını engellediği sonucunu vermiştir.
İnsan hücre kültürleriyle yapılan çalışmalar sarmısağın, meme ve cilt kanseri hücrelerinin gelişmesini önleyebileceğini göstermektedir.
Japonya’daki National Medical Center Hospital’da yapılan bir çalışma, sarmısak özünün B1 ve B12 vitamini ve karaciğer özüyle birlikte hastaların %70′inde ‘ortalama olarak etkili’ bir yanıt meydana getirdiğini göstermiştir.

Sarmısak özünün, baş ve boyun tümörü olan hastalarda yorgunluğu, radyasyon ve kemoterapinin yan etkilerini azalttığı ve Doxorubicin adlı kanser ilacının, kalp üzerindeki toksik etkisini de azaltmaya yardımcı olduğu yine araştırmalarda elde edilen verilerdir.
Bir hayvan deneyinde sarımsak özütünün, doza bağlı olarak farelerde sarkom hücrelerinin gelişmesini ve sarkom hücre metastazını inhibe ettiği gösterilmiştir. Sarımsakta bulunan ajoenin, lösemili hastalarda, kanserli hücrelerin ölümünü uyardığı ve hızlandırdığı tespit edilmiştir.

Tip-2 Diyabet
Bir çalışmada yaşları 25-70 arasında değişen ve başlangıç açlık kan şekeri değerleri 100-130 miligram/desilitre arasında olan kişiler arasından seçilen 60 tip-2 şeker hastası 2 gruba ayrılmıştır.Bir gruba şeker düşürücü ilaç olan metformin günde 2 kez 500 miligram dozda verilirken,diğer gruba ise günde iki defa 500 miligram metformin tabletin yanısıra 0,6 allisin içeren enterik kaplı sarımsak tabletinden de üç defa 300 miligram olarak verilmiştir. Altı aylık sürenin sonunda yapılan analizlerde yalnızca metformin verilen grupta açlık kan şekeri seviyesinde %1.78’lik bir azalma görülürken sarımsak hapıyla beraber metformin verilen grupta ise %3.12 azalma tespit edilmiştir.

Menenjit
Çin’de gerçekleştirilen bir çalışmada Cryptokokuslerin neden olduğu menenjitde ağız yoluyla sarımsak verilmiş ayrıca özel şekilde hazırlanan sarımsak kalçadan ve damardan enjekte edilmiş ve Menenjitde düzelme sağladığı görülmüştür.

Alzhemir
Sarımsağın antioksidan enzimleri uyarıcı etkisi ve de sinir hücrelerini tahrip edici kaspaz-3 enzimlerinin aktivasyonunu durdurucu bileşiklere sahip olması, sinir hücrelerinin ölümlerinin engellenmesinde rol oynayabilir. Bazı çalışmalar alzhemir gibi önemli derecede nöron kaybının görüldüğü sinir sistemi hastalıklarında, sarımsağın olumlu etkilere sahip olabileceğini göstermiştir.

Sarımsağın Faydaları ve Araştırmalar yazısını paylaşabilirsiniz.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*